Yazar: tazminat
-

Kayyımlığın Kaldırılması İstemi Dilekçesi
Dosya kapsamında tesis edilen kayyımlık tedbiri, konuluş amacını ve hukuki gerekçesini yitirmiş olmasına rağmen halen devam ettirilmekte olup, bu durum ilgilinin temel hak ve özgürlükleri üzerinde ölçüsüz ve sürekli bir sınırlama yaratmaktadır. Kayyım atanması, malvarlığının korunması veya belirli bir hukuki menfaatin güvence altına alınması amacıyla başvurulan istisnai ve geçici nitelikte bir tedbir olup, zorunluluk hâlinin…
-

Müddetnameye İtiraz Dilekçesi
Dosya kapsamında düzenlenen müddetname, hükümlünün infaz süresini ve infaz rejimini doğru biçimde yansıtacak nitelikte olmayıp, yapılan süre hesaplamalarının eksik ve hatalı değerlendirmelere dayandığı açıkça görülmektedir. Müddetname, hükümlünün ne kadar süreyle hürriyetinden yoksun kalacağını, koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik tarihlerinin nasıl belirleneceğini doğrudan etkileyen temel bir infaz belgesi olmasına rağmen, somut olayda bu belgenin hazırlanmasında infaz…
-

Müteselsil Borçlu Fazla Ödeme Tahsili Dilekçesi
Davacı, müteselsil borçlu sıfatıyla tarafı bulunduğu borç ilişkisinde, alacaklı tarafından başlatılan takip ve cebrî icra tehdidi altında kalarak borcun tamamını ödemek zorunda bırakılmış olup, yaptığı bu ödeme kendi iç ilişkideki sorumluluk payını açık biçimde aşmaktadır. Müteselsil borçluluk, alacaklıya borcun tamamını dilediği borçludan talep etme imkânı tanımakla birlikte, borcun nihai yükünün tek bir borçlu üzerinde bırakılmasını…
-

Adli Tıp Kurumu Raporuna Karşı İtiraz Dilekçesi
Dosya kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporu, olayın maddi gerçekliğini ortaya koymaya elverişli olmayan, sınırlı veri ve varsayımlara dayalı bir değerlendirme içermekte olup, bu rapora dayanılarak hüküm kurulması hukuken mümkün değildir. Öncelikle raporda, olayın oluş biçimi ile ulaşılan tıbbi sonuçlar arasında açık ve denetlenebilir bir nedensellik ilişkisi kurulmamış; mevcut bulguların hangi bilimsel yöntemlerle değerlendirildiği yeterli…
-

Zilyetliğin Tespiti Dava Dilekçesi
Dava konusu taşınmaz üzerindeki fiilî hâkimiyetin kime ait olduğu hususunda ortaya çıkan uyuşmazlık, taraflar arasında ciddi bir hukuki belirsizlik yaratmakta olup, bu belirsizliğin giderilmesi bakımından zilyetliğin tespiti zorunlu hâle gelmiştir. Zilyetlik, mülkiyetten bağımsız olarak hukuken korunan bir fiilî durum olup, taşınmaz üzerinde kimin egemenliğinin bulunduğunun açık ve net biçimde ortaya konulması, ileride doğabilecek hak ihlallerinin…
-

Basit Yargılama Usulü Beyan Dilekçesi
Uyuşmazlığın niteliği, tarafların iddia ve savunmalarının kapsamı ile dosya kapsamındaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın basit yargılama usulü çerçevesinde yürütülmesinin amacına uygun olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Basit yargılama usulü, yargılamanın daha hızlı, etkin ve ekonomik şekilde sonuçlandırılmasını hedefleyen, tarafların usuli haklarını ortadan kaldırmaksızın gereksiz şekilcilikten kaçınmayı amaçlayan bir yargılama yöntemidir. Somut olayda, ileri sürülen vakıalar sınırlı…
-

Tanıklık Mazeret Dilekçesi
Mahkemenizce tanık sıfatıyla davet edilen kişinin, duruşmada hazır bulunamamasına ilişkin durumu, kendi iradesi dışında gelişen ve haklı, geçerli nedenlere dayanan bir mazeretten kaynaklanmaktadır. Tanıklık, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından önemli bir kamu görevi niteliği taşımakla birlikte, bu yükümlülüğün yerine getirilmesi mutlak ve sınırsız olmayıp, haklı mazeretin varlığı hâlinde ertelenmesi veya uygun…
-

Menfi Tespit İstemi Talepli Dava Dilekçesi
Davacı aleyhine ileri sürülen alacak iddiası, hukuki varlığı ve dayanağı bulunmayan, borç ilişkisinin unsurlarını taşımayan bir talep niteliğinde olup, bu iddianın sürdürülmesi davacı bakımından ciddi ve güncel bir hukuki tehdit oluşturmaktadır. Alacaklı olduğu iddiasıyla hareket eden karşı tarafın, davacıyı borçlu gibi gösteren beyan ve işlemleri, hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerini zedelemekte; davacının malvarlığı, ticari itibarı…
-

150-C Şerhinin Kaldırılması Talep Dilekçesi
Tapu siciline işlenmiş bulunan 150-C şerhi, konuluş amacını ve hukuki dayanağını yitirmiş olmasına rağmen halen sicilde muhafaza edilmekte olup, mülkiyet hakkının kullanımını ölçüsüz ve sürekli biçimde sınırlandıran bir sonuç doğurmaktadır. Şerhin tesis edildiği tarihte var olduğu kabul edilen şartların güncel durumda ortadan kalktığı, şerhin konulmasına esas teşkil eden hukuki veya fiilî nedenlerin artık mevcut olmadığı…
-

Vesayet Davası Cevap Dilekçesi
Davacı tarafından açılan vesayet davası, ileri sürülen iddialar ve dosya kapsamındaki mevcut durum birlikte değerlendirildiğinde, hukuki ve fiilî dayanaktan yoksun olup vesayet altına alınmayı gerektirecek koşulların somut olayda gerçekleşmediği açıktır. Vesayet, kişinin medeni haklarını kullanma ehliyetine doğrudan ve ağır bir müdahale niteliği taşıyan istisnai bir hukuki müessese olup, ancak kanunda öngörülen hâllerin varlığının açık, kesin…