İstinaf Dilekçesi

yazar:

kategori:

İlk derece mahkemesince verilen karar, dosya kapsamındaki maddi vakıalar, toplanan deliller ve uygulanması gereken hukuk kurallarıyla tam bir uyum göstermemekte olup, hem usul hem de esas yönünden ciddi hukuka aykırılıklar içermektedir. Kararın gerekçesinde, tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan delillerin yeterli ve tutarlı biçimde değerlendirilmediği, bazı delillerin hiç dikkate alınmadığı, bazılarının ise hatalı yorumlandığı açıkça görülmektedir. Oysa mahkemenin, tarafların ileri sürdüğü tüm vakıaları ve delilleri tartışarak, ulaştığı sonucu açık, denetlenebilir ve çelişkisiz bir gerekçeyle ortaya koyması adil yargılanma hakkının zorunlu bir unsurudur. Somut olayda, maddi olayın oluş biçimi ile hükme esas alınan değerlendirmeler arasında ciddi kopukluklar bulunmakta; karar, varsayımlara ve eksik incelemeye dayalı sonuçlar içermektedir. Ayrıca uygulanan hukuk kurallarının somut olaya uygunluğu yeterince irdelenmemiş, yerleşik içtihatlarla çelişen değerlendirmelere yer verilmiştir. Bu durum, kararın isabetli ve hukuka uygun olduğu yönünde bir kanaat oluşmasını engellemektedir. İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesi kararlarının hem maddi hem de hukuki yönden yeniden denetlenmesini sağlayan etkili bir başvuru yolu olup, bu yolun kullanılabilmesi için kararın kesinleşmemiş olması yeterlidir. Somut olayda, ilk derece mahkemesi kararının mevcut hâliyle korunması, telafisi güç veya imkânsız hak kayıplarına yol açabilecek niteliktedir. Açıklanan nedenlerle, hukuka aykırı olduğu açık olan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulması zorunluluğu doğmuştur.

İstinaf Dilekçesi Örneği

 

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ ( ) HUKUK DAİRESİ’NE
Gönderilmek Üzere
İSTANBUL ANADOLU ……….. İCRA HUKUK MAHKEMESİ

DOSYA NO : ……….E. ……… K.

DAVALI : ………….. A.Ş

VEKİLLERİ :

DAVACI :

VEKİLİ :

KONU : İstinaf dilekçemizdir.

AÇIKLAMALAR :

Davacı tarafından, İstanbul Anadolu …… İcra Müdürlüğü’nün …………. E. Sayılı dosyasına vaki itirazın kaldırılması, taşınmazın tahliye ve teslimi talebi ile açılan davanın yargılaması neticesinde, Yerel Mahkemece,

”1-Davalı …………………Sanayi Ticaret Limited Sirketi yönünden açılan davanın REDDINE,
2-Davalı ………………..Anonim Sirketi yönünden davanın KABULÜNE, bu davalının Istanbul Anadolu 24. Icra Dairesi’nin …………… Esas numaralı dosyasına yapmıs oldugu itirazın kaldırılmasına, takibin devamına,
3- Davalı ………….. Anonim Sirketi yönünden konusuz kalan tahliye talebinin esası hakkında karar verilmesine yer olmadıgına,
4-Takibe konu asıl alacagın %20’si oranında ……….TL tazminatın davalı ……………. A.S’den alınarak davacıya verilmesine,”

Karar verilmiştir.

Anılan karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;

Mahkeme kararında; taşınmazın boş olarak davacıya teslim edilmediğinden bahisle müvekkil şirketin kira bedellerinden sorumlu olduğu, ……….. Ltd Şti yönünden ……….. tarihli kira akdinde bu davalının imzasının bulunmadığı, kira bedeli ödemelerinden alt kiracı sıfatıyla sorumlu olmadığı, somut olayda alt kiracının kiralananı asıl kiracıya tanınandan başka bir biçimde kullandığına dair herhangi bir bulgu olmadığı ve davalılar arasında kira ilişkisinin devrinin bulunmadığı gerekçelerine yer verilmiştir.

Halbuki, taraflar arasında akdedilen Kira Sözleşmesinin ‘Kullanım Amacı ve Mecurun Fiilen Teslimine ilişkin Şartlar’ başlıklı 4. Maddesinde;

” Mecurda ………veya………..’in münferiden tayin ve tespit edeceği marka ve logolar altında akaryakıt ve otogaz satış ve servis istasyonu olarak faaliyet gösterilecektir.

Kiralayan, işbu kira hakkına konu akaryakıt otogaz satış ve servis istasyonunun işleticiliğinin bizzat ………….. tarafından veya münhasıran ………..tarafından …tayin edilecek gerçek veya tüzel kişiler vasıtasıyla yapılacağını kabul ve taahhüt etmiştir. Kiralayan bu hususta herhangi bir takdir hakkı bulunmadığını peşinen kabul etmiştir.

İşbu sözleşmenin süresinin hitamında yenilenmemesi ve tarafların fesih hususunda mutabık olmaları halinde, mecur üzerinde kurulu akaryakıt ve otogaz satış istasyonunun işletilmesine dair İşletici/Bayi adına tanzim olunan İkinci sınıf İşyerlerine ait İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının Malik’e devri için gerekli koordinasyon sağlanacaktır”

denilmektedir. Dolayısıyla malik taşınmazda kurulu bulunan akaryakıt istasyonunun başka bir şirket (somut olayda diğer davalı ………. Ltd Şti) tarafından işletileceğini peşinen kabul etmiş, böylesi bir durumda müvekkil şirketin sorumluluğunun yalnızca İşletici/Bayi adına tanzim olunan İkinci sınıf İşyerlerine ait İşyeri Açma ve Çalıştırma Ruhsatının Malik’e devri için gerekli koordinasyon sağlanması olduğunu beyan ve taahhüt etmiştir.

Bu noktada, müvekkil şirket ile diğer davalı ………..Ltd Şti arasındaki bayilik sözleşmesinin feshi halinde ve en nihayetinde kira sözleşmesinin süresi sonunda taşınmazı tahliye ve teslim etme yükümlülüğü diğer davalı …………… Ltd Şti’dir. Müvekkil şirketin tek yükümlülüğü GSM ruhsatının devri için gerekli koordinasyonun sağlanmasıdır.

Nitekim, bayilik sözleşmesinin feshi üzerine Ahmet Öztürk Ltd Şti aleyhine İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ………. E. ………… E. Sayılı dosyası üzerinden el atmanın önlenmesi davası ikame edilmiş, dava müdahil sıfatıyla alacaklı yanca takip edilmiş, işbu davanın yargılaması neticesinde;

”Davanın kabulü ile; davalının, davacı şirketin kiralayan sıfatına sahip olduğu …………………….. Parsel sayılı taşınmaza ve üzerinde bulunan akaryakıt istasyonuna vaki müdahalesinin önlenmesine”

karar verilmiş, anılan karara karşı davalı yanca istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Karar henüz kesinleşmemiştir.

Müvekkil şirketin ödeme yapma yükümlülüğü kira sözleşmesinin sona erdiği tarih olan ……………. tarihinde sona ermiştir.

Taşınmazın zilyetliği de müvekkil şirkette değil, diğer davalı ……………………. ‘dedir.

Belirtmek gerekir ki; …………Ltd Şti’nin bayilik sözleşmesinin feshinden sonra müvekkil şirkete ödediği bir bedel de bulunmamaktadır. ………….. Ltd Şti taşınmazı haksız şagil olarak ve herhangi bir bedel ödemeksizin kullanmaya devam etmiştir. Bu noktada taşınmazı kullanan, bedel ödeme yükümlülüğü olan ve yine taşınmazdan tahliye edilmesi gereken taraf diğer davalı ……………… Ltd Şti’dir.

Yerel Mahkemenin ”somut olayda alt kiracının kiralananı asıl kiracıya tanınandan başka bir biçimde kullandığına dair herhangi bir bulgu olmadığı” gerekçesi de yerinde değildir. Zira ………………… Ltd Şti taşınmazdaki müvekkile ait amblem ve logoları kaldırarak, başka bir dağıtıcı firma markası altında faaliyet göstermiş ve taşınmazı haksız olarak işgal etmiştir. Salt bu husus dahi taşınmazın …………. Ltd Şti tarafından kararlaştırılan biçimde kullanılmadığının açık göstergesidir.

Yerel Mahkemece müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalıdır. İcra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli şartlar oluşmamıştır. Kararın bu yönüyle de kaldırılması gerekir.

SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

 

Davalı

 


Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir